Futbolizm, catenaccio ve türevlerinden nefret eden, eskiden "güzel futbol" hastası olan, şimdilerde futboldan pek de hazzetmeyen bir adamın haber, yorum, tartışma, gezinti ve arşiv amacıyla açtığı bir blogdur... Bu futbol blogu keyfekeder ama sık güncellenir. Sosyal mesaj vermez ve fakat indiragandi-inzaghi ikilisini forvette tek geçer
Galatasaray’ın anlaştığını açıkladığı Avustralyalı Harry Kewell, son iki sezondur geçirdiği sakatlıklar nedeniyle fazla forma şansı bulamadı.
Harry Kewell denince akıllara, Avustralya tarihinin yetiştirdiği belki de en büyük futbolcu geliyor. Sakatlıklar nedeniyle son yıllarda biraz arka plana düşse de onun ışıltılı kariyeri dikkat çekiyor.
1978’de Sidney’de doğan Kewell, 15 yaşında İngiltere topraklarına ilk kez ayak bastığında seyredenleri kendisine hayran bırakmıştı. Sol ayağı, müthiş dripling yeteneğiyle Leeds United tarafından adeta havada kapılan Harry’nin yine kendisi gibi dört hafta antrenmanlara çıkan arkadaşı Brett Emerton’dan bir farkı vardı, o da babasının İngiliz olmasıydı. İngiltere’nin dillere destan vize vermeme geleneği gereği Emerton Avustralya’ya dönerken, Harry Leeds’de kalmıştı.
Fotbol oyununda!!! bilhassa kanat oyuncularının çizgiye kadar inerek ceza sahasına doğru yaptıkları falsolu ortalara alemde verilen isimdir.
Bu konuda fenomen olmuş isimler vardır. Beşiktaşlı Rıza Çalımbay'ın tam sürat giderken topu durdurup, yeniden gerilerek yaptığı muz ortalar dönemi için ileri bir modeli ifade etse de takipçisi olmadığı için bir gelenek haline gelememiştir.
Bir de Fenerbahçe'de sol bek oynamaya başladığı andan itibaren Ümit Özat'ın ayak dışıyla yaptığı muz ortalar vardır ki bunun da Almanya'da -Köln dolaylarında- ders olarak okutulduğu söylenir. (Ya da Ümit Özat'ın yalancısıyız !..)
Geometrik olarak ayak içiyle yapılan muz ortalarda çizgiye inilerek yapılan şekil, topun dışarıya çıkmasına tekabül edeceğinden, tam anlamıyla 0'a (Sıfır) inilmesi tavsiye edilmez.
Muz orta Maharet ister, hüner ister... Bu stille bademciğe top atabilenler zaten Türkiye'de top oynamaz