Bir de buradan arayın


Kasım 21, 2011

Beşiktaş-Galatasaray:0-0

Son dönemde derbilerden umduğunu alamayan iki takım, Beşiktaş ile Galatasaray'ın İnönü'deki mücadelesinden iki takım da istediğini alamadı. Karşılıklı kaçan goller, sürekli değişen dengeler, mücadele ve heyecan derken, derbi 0-0 sona erdi. Bu sonuçla Fenerbahçe, Galatasaray'ın 5, Beşiktaş'ın ise 6 puan önüne geçmiş oldu...

Derbiye iki takım da istekli ve hırslı başladı. Sahada başlama düdügünden itibaren kıyasıya mücadele, her topa 2-3 futbolcunun koşması, iki takımın da gol için bastırması olumlu sinyallerdi.. Maçın hakemi Cüneyt Çakır'ın oyunu mümkün olduğunca az kesmeye çalışan yönetimi de buna eklenince tempo ilk dakikalardan yükseldi. Ancak aynı Cüneyt Çakır, rakibine arkadan faul yapan Semih Kaya'ya daha 8. dakikada sarı kartını çıkartarak "aşırı sertliğe prim vermeyeceğim mesajı verdi" sahadakilere...

Maçtaki ilk tehlikeyi konuk Galatasaray üretti. 6. dakikada Engin'in soldan etkili ortasına gerilerden gelen Kazım çaprazdan ama yakın mesafeden gelişine vurdu. Top yandan auta çıktı. Hemen 2 dakika sonra bu kez Kazım kale önüne çıkardı ancak Engin yetişemeyince Beşiktaş kalesi bir tehlikeyi daha atlattı. Bu sezon kanatları iyi kullanamadığı için eleştirilen Galatasaray, kanatlardan tehlikeler üretiyordu.

İstekli görünen ama bunu rakibi gibi gol pozisyonuna çeviremeyen Beşiktaş'ta ise tribünleri ilk heyecanlandıran pozisyon 13. dakikada geldi. Quaresma'nın soldan ortasında Sivok arka direkte vurmaya çalıştı ama yetişemedi. Önemli bir pozisyon olmasa da takımlarının rakip kaleyi zorlamasını bekleyen tribünler için umut veren bir andı... Aynı Sivok sadece 1 dakika sonra Beşiktaş ceza sahasına gelen ortada topa dokunarak hemen arkasındaki Melo'nun kaleci Cenk ile karşı karşıya pozisyonda gol şansı yakalamasını engelleyecekti... Çek savunmacı, topu çizgiden çıkarmıştı, adeta!

Dakikalar geçtikçe oyunda ağırlığını hissettiren Galatasaray'ın en önemli artısı tatlı-sert-baskılı futboluyda. Ancak sahada sarı kırmızılılara üstünlük getiren bu agresif karakter, kartlarda ise dezavantaja dönüşmeye başlamıştı. Dakikalar 17'yi gösterirken Galatasaray kalesine gelen topları kesmekle görevli bir başka önemli isim, Melo da sarı kart görüyordu. Hiç şüphe yok ki bu sarı kart görenler kalan dakikalarda rakiplerine eskisi kadar rahat baskı uygulayamayacaktı...

Beşiktaş'ta ise sahadaki lider konumunda olan Quaresma kendi çabasıyla sonuca gitmeye çalışıyordu. Rakip kale önünde çoğalamamalarından dolayı olsa gerek şutlarda gol arayan Q7'ye Muslera veya çerçeveyi bulmayan toplar engel oluyordu. Ancak İnönü'yü sallayan pozisyon 24'te geldi... Simao'nun pasında savunmanın arkasına sarkan Quaresma sert vurdu, Muslera'dan dönen topu boş kaleye göndermeye çalışan Almeida'nın vuruşu, kaleye koşmaya çalışan Semih'ten döndü, oradan da direğe gidip geri geldi. Hemen 1 dakika sonra Almeida bu kez kafayla zorladı Muslera'yı ama yine geçemedi Uruguaylı'yı...

Galatasaray'ın baskılı futbolu kesilmiş, Beşiktaş rakip kaleye yüklenmeye başlamıştı... Roller değişti bir bakıma... 31. dakikada Aurelio'nun orta çizgiden nefis pasında Almeida topu topu kafayla çok güzel indirdi, Simao'nun ceza sahası ön çizgisinden şutu herkesin bakışları arasında yandan auta çıktı.

İlk 15-20 dakikası Galatasaray'ın, sonrası da Beşiktaş'ın üstünlüğüyle geçen ilk yarı bittiğinde akıllarda kaçan pozisyonlar, tabelada da kaçan pozisyoların neticesi vardı: 0-0

İkinci yarıya Carvalhal aynı 11 ile çıkarken; orta sahadan memnuniyetsizliği olan Terim, Ayhan'ı saha kenarına alıp Sabri'yi sahaya sürerek başladı. Ancak kaderin cilvesi Sabri sadece 10 dakika kalabildi sahada... Girdiği ikili mücadelede dizinden sakatlanan sarı kırmızılı oyuncu 55. dakikada yerini Riera'ya bırakmak zorunda kaldı.

Galatasaray tıpkı ilk yaridaki gibi ikinci yarıda da ilk büyük tehlikeyi yaratan taraf oldu. 56. dakikada Melo'nun savunmanın ardına attığı nefis ara pasıyla buluşan Hakan Balta, bomboş durumda kaleci Cenk ile karşı karşıya kaldı. Ancak Hakan daha mantıklı seçeneği tercih edip kaleye vurmak yerine, kendi adına daha temkinli seçenek olan pasa başvurdu ve top savunmanın arasında eridi gitti... Hakan kaleye vursaydı, gol şansı çok daha yüksek olacaktı...

Carvalhal ise ilk değişikliğine, klasik değişiklik dakikası 60'ta başvurdu. Sahada kayıpları oynayan Veli'yi kenara çeken portekizli hoca, Necip'i taze kan olarak orta sahaya sürdü... Ancak Sabri'nin üzerindeki kara bulutlar yeni hedef olarak O'nu seçmişti. O da tıpkı Sabri gibi oyuna girdikten kısa süre sonra sakatlandı ve daha formasını terletemeden yerini Mustafa Pektemek'e bıraktı...

Bu dakikalarda Terim'in de son hamlesi geldi, Melo'nun yerine Baros girdi oyuna...

Son 15 dakikaya gelindiğinde ilk yarıdaki ardı ardına kaçan pozisyonlardan mahrum, tek pozisyonlu bir ikinci yarı izlemenin sıkıntısı izleyenler üzerine çökerken sahneye Sivok ve Muslera çıktı. Sağdan Q7'nin ortasında Çek'in uçarak vurduğu nefis kafayı Uruguaylı uçarak köşeden çıkardı... Goller kaçmaya, tabelada 0-0 durmaya devam ediyordu...

84'te Almeida'nın şutu 90'dan filelerle buluştu ama öncesinde Mustafa Pektemek'in rakibine faul yaptığını belirten Çakır'ın düdüğü, bu sevinci gölgede bıraktı... Kalan dakikalarda da gol girişimleri tabelayı değiştirmedi ve derbi 0-0 sona erdi.

Bu sezon sahasında oynadığı ikinci derbiden de 1 puan çıkarabilen Beşiktaş 18, bu sezonki ilk derbisinde deplasmanda 1 puan alan Galatasaray ise 19 puana çıktı.

1-2 kelime de tribünler için etmek gerekirse... Futbolseverlerin çoğunun benimsemediği 4 büyüklerin kendi aralarındaki maçlara misafir seyirci gitmemesi kuralının ilk kez uygulandığı maçta haliyle tüm tribünler siyah beyazdı... Ve bu tek öğrencili sınavda Beşiktaş tribünleri hem pek iyiyi hem de zayıfı aynı anda aldı. 65. dakikada Van için gösterilen müthiş duyarlılık, sahadaki rakip futbolculara atılan çakmak vs ile yara aldı. Yine "belli sayıda kişinin" yaptığı, tüm tribünlerin güzelliğine gölge düşürdü...

BEŞİKTAŞ-GALATASARAY: 0-0

STAT: Fiyapı İnönü
HAKEM: Cüneyt Çakır

BEŞİKTAŞ: Cenk Gönen, Hilbert, Sivok, Egemen Korkmaz, İsmail Köybaşı, Quaresma, Ernst, Mehmet Aurelio, Veli Kavlak (Dk. 60 Necip Uysal (Dk. 66 Mustafa Pektemek)), Simao, Almeida
TEKNİK DİREKTÖR: Carlos Carvalhal

GALATASARAY: Muslera, Eboue, Ujfalusi, Semih Kaya, Hakan Balta, Melo (Dk. 64 Baros), Kazım Kazım, Selçuk İnan, Ayhan Akman (Dk. 46 Sabri Sarıoğlu (Dk. 57 Riera)), Engin Baytar, Elmander
TEKNİK DİREKTÖR: Fatih Terim

SARI KARTLAR: Dk. 8 Semih Kaya, Dk. 17 Melo, Dk. 50 Almeida

VİDEOLARI GÖREYEMİYORSANIZ TIKLAYIN
Sayfa Linki:

Site kodu:

Forum kodu:

Özel Arama

Benzer Haberler



Widget arak by Futbolizm

aktüelspor.com: maç özetleri, taze taze futbol haberleri...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yapmak istediğine göre kral bir okuyucu, sağlam bir futbolist olduğunuzu kabul etmek zorundayım ama yorum yazarken şu mevzulara dikkat ediniz:

1) Küfür etmek, küfürlü ifade kullanmak yasak. Delikanlıca, yaratıcı argonun her türüne açığız o ayrı...

2) Önceki yorumlardan birine cevap veriyorsanız kime cevap verdiğinizi delikanlı gibi yazın, eveleme geveleme yapmayın...

3) Skik sitelerin reklamını yapmak için saçma sapan yorumlar yapmak yasak, konuyla alakalı olmayan yorumlar da yassah !

4) Başka bir yasak bulana kadar tepeleme yorum yazabilirsiniz.

5) Yorum yazmayan Fatih Ürek... Hayda bre !..

Yorumunuz blog sahibi dengesiz agresif insan tarafından onaylandıktan sonra yayına girecektir. Az sonra...

NOT: Yorum yazmak için üye olmak gerekmez. "Anonim ya da Diğer" seçeneğini işaretleyerek yorumunuzu gönderebilirsiniz.

Blog Widget by LinkWithin