Futbolizm, catenaccio ve türevlerinden nefret eden, eskiden "güzel futbol" hastası olan, şimdilerde futboldan pek de hazzetmeyen bir adamın haber, yorum, tartışma, gezinti ve arşiv amacıyla açtığı bir blogdur... Bu futbol blogu keyfekeder ama sık güncellenir. Sosyal mesaj vermez ve fakat indiragandi-inzaghi ikilisini forvette tek geçer
La Liga takımlarından Sevilla'da forma giyen 22 yaşındaki Antanio Puerta yaşamını kaybetti. Sevilla'nın, geçen hafta sonu Getafe ile oynadığı lig karşılaşmasında kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan Puerta, kritik dönemi atlatamayarak hayatını yitirirken, genç futbolcu için La Liga'da yas ilan edildi.
Baba olmasına iki ay kala, İspanya futbolunda gelecek vaadeden, 22 yaşında olmasına rağmen Sevilla ile iki defa UEFA, Süper Kupa gibi büyük başarılar elde eden Puerta yaşamın aslında ne kadar basit bir çizgi olduğunu ve her an kırılabileceğini bir kez daha gösterdi. Yaşamın değerli oluşunu tekrar bize hatırlattı. İspanyol basının dediği gibi genç defans oyuncusu 3 gün yoğun bakımda kaldı ve belki de hayatında ilk defa 'yıkıldı; Fallece Puerta...
YEŞİL SAHALARDA DEVRİLEN FUTBOLCULAR HUGO CUNHA: Uniao Leiria'nın Portekiizli orta saha oyuncusu Hugo Cunha Haziran 2005'de 28 yaşındayken maç içinde geçirdiği kalp kriz ile yaşama veda etmişti.
MARCIO DOS SANTOS: Kasım 2002'de Brezilyalı golcü Marcio Dos Santos Peru ekibi Deportivo Wanka filelerini havalandırdıktan sonra aynı saat içinde geçirdiği kalp krizi sonucun hayata devam edememişti, 28 yaşındaydı.
MIKLOS FEHER: Ocak 2004'de Benfica'nın Macar futbolcusu Miklos Feher Vitoria Guimaraes mücadelesinde kalbine yenik düşmüştü. 24 yaşındaydı.
Fotbol oyununda!!! bilhassa kanat oyuncularının çizgiye kadar inerek ceza sahasına doğru yaptıkları falsolu ortalara alemde verilen isimdir.
Bu konuda fenomen olmuş isimler vardır. Beşiktaşlı Rıza Çalımbay'ın tam sürat giderken topu durdurup, yeniden gerilerek yaptığı muz ortalar dönemi için ileri bir modeli ifade etse de takipçisi olmadığı için bir gelenek haline gelememiştir.
Bir de Fenerbahçe'de sol bek oynamaya başladığı andan itibaren Ümit Özat'ın ayak dışıyla yaptığı muz ortalar vardır ki bunun da Almanya'da -Köln dolaylarında- ders olarak okutulduğu söylenir. (Ya da Ümit Özat'ın yalancısıyız !..)
Geometrik olarak ayak içiyle yapılan muz ortalarda çizgiye inilerek yapılan şekil, topun dışarıya çıkmasına tekabül edeceğinden, tam anlamıyla 0'a (Sıfır) inilmesi tavsiye edilmez.
Muz orta Maharet ister, hüner ister... Bu stille bademciğe top atabilenler zaten Türkiye'de top oynamaz